Skip to content
AnasayfaBlog
22 Temmuz Çarşamba
İçeriğe geç
İncelemeGündemAnalizRöportajEditör'ün Seçimi49W Video
49w49w
49w49w

Genç, bağımsız, rafine.

Hakkımızda

    Blog

      © 2026 49W. Tüm hakları saklıdır.
      Powered by |
      Powered by |
      Anasayfa
      Blog
      Etkinlikler
      Birleşik Krallık Yönetilemiyor Mu: Neden Bu Kadar Sık Başbakan Değişiyor?
      Öne Çıkanlar

      Birleşik Krallık Yönetilemiyor Mu: Neden Bu Kadar Sık Başbakan Değişiyor?

      Birleşik Krallık’ta Brexit sonrası belirginleşen siyasi istikrarsızlık sürüyor. Başbakan Keir Starmer’ın istifasının ardından iktidardaki İşçi Partisinin yeni lideri ve dolayısıyla Birleşik Krallık’ın yeni başbakanının Andy Burnham’ın olacağı kesinleşti.

      Eren Çetin22 Temmuz 20266 dk okuma

      Birleşik Krallık’ta Brexit sonrası belirginleşen siyasi istikrarsızlık sürüyor. Başbakan Keir Starmer’ın istifasının ardından iktidardaki İşçi Partisinin yeni lideri ve dolayısıyla Birleşik Krallık’ın yeni başbakanının Andy Burnham’ın olacağı kesinleşti. Burnham, Birleşik Krallık’ın son 10 yıldaki 7. başbakanı olacak.1979-2010 arasında Margaret Thatcher, John Major, Tony Blair ve Gordon Brown olmak üzere sadece 4 farklı başbakan görevde bulunmuşken 2016’dan bu yana geçen kısa sürede 6. kez başbakan değişimi yaşanıyor. Birleşik Krallık başbakanlarının makamda uzun süre tutunamamalarının ardında Brexit yani Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılması tartışmalarına yol açan ancak Brexit’in uygulanmasına rağmen uzun yıllardır çözülemeyen yapısal sorunlar yatıyor. Artan göçmen sayısına bağlı olarak nüfusun artması, Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) gibi kamu hizmetlerinin yetersiz kalması ve ekonomik sıkıntılar olarak başlıklandırılabilecek bu yapısal sorunlar 2008 finansal kriziyle beraber belirginleşti.


      2008 Krizinin Gölgesi


      2008 küresel finans krizi, verimlilik (prodüktivite) artışını neredeyse tamamen durdurarak Birleşik Krallık ekonomisinde kalıcı bir iz bıraktı. 2010 ile 2023 yılları arasında ortalama yıllık verimlilik artışı sadece %0,5 olurken 1997 ile 2010 yılları arasında bu oran %1,6 idi. Toplam GSYİH büyümesi zaman zaman pozitif seyretse de bunun büyük kısmı verimlilikten değil, nüfus ve işgücü artışından geldi. Kişi başına düşen büyüme ise yerinde saydı. TUC'nin (Trades Union Congress - İşçi Sendikaları Konfederasyonu), Bank of England'ın tarihsel verilerine dayanarak yaptığı analize göre İngiltere 2008 sonrası, Napolyon Savaşları'ndan (1798-1822) bu yana en uzun reel ücret durgunluğunu yaşıyor. Bu vaziyet her yeni başbakanın omzuna aynı yükü yükledi. İstatistiksel olarak "büyüyen" ama seçmenin cebinde büyümeyi hissetmediği bir ekonomi. Cameron'ın kemer sıkma politikaları, Johnson'ın "leveling up" vaadi, Truss'ın başarısız büyüme hamlesi, Starmer'ın "değişim" söylemi; hepsi aynı durgun zeminde farklı retorikler denedi. Ancak hiçbiri refahın ülke çapında yayılmasını sağlayacak ve vatandaşın doğrudan bireysel rahatlama hissedeceği bir ekonomik büyümeyi yakalayamadı.


      Çözülemeyen Göç Meselesi ve Brexit’in Etkisi


      2008’in yarattığı buhranlı ortamda göreve gelen ve 2010-2016 yılları arasında Birleşik Krallık Başbakanı olarak görev yapan Muhafazakâr Partili David Cameron, net göç sayısını yani ülkeye gelen göçmen nüfusundan ülkeden göç eden nüfusu çıkardığınız vakit elde kalan kişi sayısını düşüreceğini vaat etmişti. Böylece göç ile artan nüfusun yarattığı problemlerin azalması ve verimliliğin artışıyla beraber ekonomide bir rahatlama öngörülüyordu. Ancak Cameron hükümeti göreve geldiğinde 200 binler seviyesinde seyreden net göç sayısını iddia ettikleri gibi 10 binler seviyesine geriletemedi ve halk, her ne kadar bölgesel eşitsizlik nedeniyle ülkenin tamamında hissedilmese de ekonomik sıkıntılar ile boğuşmaya devam etti. Cameron, 2015 genel seçimlerine giderken hem partisinin azalan oy oranını toparlamak hem de yine kendi partisinin içinden, örneğin Brexit’in sıkı savunucularından ve daha sonra Birleşik Krallık Başbakanı da olacak olan Boris Johnson gibi Muhafazakâr Partili isimlerden gelen Brexit çağrılarına kayıtsız kalmamak için seçimleri kazandığı takdirde Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılması hakkında referanduma gideceğini taahhüt etti. Cameron’un seçimleri kazanmasının ardından Brexit referandumu için geri sayım başlamış oldu.



      Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılmasını savunanlara göre Avrupa Birliği üyesi ülkelerden gelen göçmenler sebebiyle net göç sayısının düşmesi mümkün değildi. Bu yaklaşıma göre Avrupa Birliği’nde olmayan bir Birleşik Krallık, göç meselesi üzerinde daha çok kontrol gücüne sahip olacak ve ulusal çıkarlarını koruyabilecekti. 

      Ancak Brexit sonrası net göç beklendiği gibi düşmedi aksine arttı. Kovid-19 Pandemisi sebebiyle 100 binlere kadar düşen net göç 2023 sonunda 900 bini aşarak rekor kırdı. Hatta bu artış kamuoyunda Boris Dalgası (Boriswave) olarak adlandırıldı. Bu artışın başlıca kaynağı Rusya-Ukrayna Savaşı ve Hong Kong’taki yeni ulusal güvenlik uygulamalarına karşı Hong Kong’tan gelen göçü kolaylaştıran kararlardı. Ayrıca hükümet çalışma ve öğrenci göçmenlik vizelerinde de bir dizi değişiklik yaptı ve bu da sayılarda büyük bir artışa yol açtı. Sonuç olarak Brexit’in çözmesi beklenen göç sorunu çözülemedi.


      Kamu Hizmetlerinde Çöküş: NHS Örneği


      NHS yani Ulusal Sağlık Sistemi, 2008 sonrası yapısal sorunların en görünür cephesi haline geldi. House of Commons Library verilerine göre, hastane tedavi bekleme listesi Eylül 2023'te 7,7 milyonla rekor kırdı. 2026 başında yaklaşık 7,1 milyona geriledi ama 18 haftalık tedavi hedefi 2016'dan bu yana hiç tutturulamadı. NHS performansındaki gerilemenin en önemli sürükleyicisi kemer sıkma politikaları ve yetersiz yatırımdı. Brexit’i destekleyenler, Birleşik Krallık’ın her hafta Avrupa Birliği’ne 350 milyon İngiliz sterlini ödediğini iddia ederek bu paranın NHS’e yatırılabileceğini böylece bu krizin aşılabileceğini söylerek kampanya yapıyorlardı. Ancak Brexit bu tabloyu hafifletemedi. 2016-2021 arasında İngiltere'de kayıtlı Avrupa Ekonomik Alanı kökenli hemşire sayısı %28 azaldı. University of Surrey'in Economic Journal'da yayımlanan araştırmasına göre, referandum sonrası üç yılda AB'li hemşirelerin kaybı yaklaşık 3.700 ek hastane ölümüyle ilişkilendirildi. Üstelik Brexit kampanyasında kullanılan 350 milyon İngiliz sterlininin her hafta Avrupa Birliği’ne ödendiği iddiası da Birlik’ten Birleşik Krallığa geri dönen ödemeleri ve dolaylı katkıları göz ardı eden yanıltıcı bir iddiaydı. Yani NHS krizi, "Brexit göçü azaltacak, kaynaklar rahatlayacak." vaadinin tam tersi bir sonuç üretti. Sistem hem talep hem arz cephesinden aynı anda sıkıştı. Bu durum, yine her yeni başbakanın devraldığı ama çözemediği bir kriz gündemi oldu.


      Ekonomik Kısıtlar: Piyasa Disiplini

      İngiliz siyasetinin en çarpıcı yapısal dersi 2022 sonbaharında Liz Truss'ın 44 gün süren başbakanlığı esnasında yazıldı. Dönemin Maliye Bakanı Kwasi Kwarteng'in 23 Eylül 2022'de açıkladığı "mini bütçe" finansmanı belirsiz büyük vergi indirimlerini içeriyordu ve Office for Budget Responsibility'den (OBR) bağımsız bir mali tahmin talep edilmeden duyurulmuştu. Piyasa bu karara çok hızlı tepki verdi. 10 yıllık gilt (devlet tahvili) getirileri günler içinde %3,3'ten %4,5'e fırladı. 30 yıllık getiriler 20 yıllık rekoru kırdı. 

      İngiliz sterlini sert bir şekilde değer kaybetti. Emeklilik fonlarının kullandığı yükümlülük odaklı yatırım stratejilerinin (LDI) çöküş riski karşısında Bank of England, 28 Eylül'de olağanüstü tahvil alım programıyla acil müdahale etmek zorunda kaldı. Maliye Bakanı Kwarteng, 14 Ekim'de görevden alındı. Truss 20 Ekim'de istifa etti. İngiliz tarihinin en kısa süreli başbakanlığı unvanı da böylece kendisinin oldu. Bu olay, İngiliz hükümetlerinin artık yalnızca parlamento çoğunluğuna değil, tahvil piyasasının "onayına" da muhtaç olduğunu gösterdi. OBR gibi kurumları es geçen bir hükümet, saatler içinde piyasa disiplinine çarpabiliyor. Bu ders o kadar kalıcı oldu ki sonraki her hükümet politika duyurularını OBR onayı almadan duyurmaktan çekindi.

      Burnham'ın Devraldığı Miras

      Andy Burnham, Downing Street'in kapısından girdiğinde selefi altı isimle aynı mirası devralacak: durgun bir verimlilik eğrisi, çözülememiş bir göç tartışması, çöküşün eşiğindeki bir sağlık sistemi ve sabrını yitirmiş bir tahvil piyasası. Bu dört cephe, 2010'dan bu yana her başbakanın kariyerini aynı sırayla test etti. Birleşik Krallık’taki siyasi istikrarsızlık kişisel beceriksizlikten ziyade çözümü tek bir hükümetin, hatta tek bir on yılın sınırlarını aşan yapısal sorunlardan kaynaklanıyor. Burnham'ın bu döngüyü kırıp kıramayacağı, retorik becerisinden çok, verimlilik artışını yeniden tetikleyip tetikleyemeyeceğine, NHS'e kalıcı bir yatırım modeli kurup kuramayacağına ve piyasanın güvenini kaybetmeden reform yapıp yapamayacağına bağlı olacak. Aksi halde “Birleşik Krallık Yönetilemiyor mu? - Is the U.K. Ungovernable?” başlıklı haberleri okumaya bir süre daha devam edeceğiz gibi duruyor.



      Kaynaklar:


      https://blogs.lse.ac.uk/politicsandpolicy/explainer-what-is-economic-productivity/


      https://www.ons.gov.uk/economy/economicoutputandproductivity/productivitymeasures/bulletins/growthaccountingmultifactorproductivityestimatesuk/octobertodecember2024


      https://fullfact.org/economy/wage-growth-napoleonic-wars/


      https://ukandeu.ac.uk/why-david-cameron-called-the-2016-referendum/


      https://www.bloomberght.com/cameron-iyi-goc-istiyoruz-872344

      https://blogs.lse.ac.uk/politicsandpolicy/brexit-10-brexit-was-supposed-to-limit-immigration-it-did-the-opposite/


      https://commonslibrary.parliament.uk/research-briefings/sn06077/


      https://www.independent.co.uk/tv/news/brexit-anniversary-nhs-bus-fact-check-b2998588.html


      https://commonslibrary.parliament.uk/research-briefings/cbp-7281/

      https://docs.iza.org/dp17895.pdf


      https://www.nursingtimes.net/workforce/loss-of-eu-nurses-after-brexit-responsible-for-more-than-3700-deaths-16-07-2026/


      https://www.cnbc.com/2022/10/21/3-charts-showing-the-market-turmoil-wreaked-during-uk-pm-truss-tenure.html






      EÇ
      Eren Çetin

      3 yazı

      Yorumlar yükleniyor…

      Yorum bırak