Michigan’daki Demokrat Senato önseçimini Abdul El-Sayed’in kazanması, yalnızca Demokrat Parti’nin merkez ve sol kanadı arasındaki mücadele açısından değil, Amerikan siyasetinde yeni bir medya kuşağının yükselişi açısından da dikkat çekici oldu. Bu hikâyenin en sıra dışı isimlerinden biri ise seçim kampanyasının arka planında yer alan Hasan Piker’di.
1991’de New Jersey’de doğan Piker, çocukluğunu Türkiye’de geçirdi ve TED Ankara Koleji’nden mezun oldu. Babası Mehmet Behçet Piker, yakın zamanda siyasetten emekli olan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi’nin kurucu kadrosunda yer alan iş insanlarından biriydi. Piker’in ABD’ye dönüşündeki en önemli bağlantılarından biri ise amcası Cenk Uygur’du. Piker, 2013’te Uygur’un kurduğu The Young Turks’te çalışmaya başladı ve burada siyasi yorumculuğa adım attı.

Piker’in asıl sıçraması ise Twitch’le geldi. Bugün haftanın yedi günü, günde yaklaşık yedi-sekiz saat yayın yapan Piker’in Twitch’te 3 milyondan fazla takipçisi var. Haberleri, dış politikayı ve Amerikan siyasetini saatler süren yayınlarda yorumlarken, klasik televizyon yorumcusundan farklı olarak izleyicisiyle aynı anda sohbet ediyor. Bu format onu özellikle genç ve internet üzerinden siyaset takip eden seçmenler arasında etkili bir figüre dönüştürdü. Piker’in farkı yalnızca takipçi sayısı değil, izleyicileriyle kurduğu süreklilikten geliyor. Klasik bir televizyon programında birkaç dakikalık siyasi yorum izleyen seçmenin aksine, Piker’in takipçileri onun yayınlarında saatler geçiriyor; gündemi onunla birlikte takip ediyor, tartışıyor ve tepki veriyor. Bu da yayıncı ile izleyici arasındaki ilişkiyi geleneksel yorumculuktan daha kişisel bir hale getirip Piker’in kitlelere yön veren bir figür olmasına imkân tanıyor.
Ancak Piker’in yükselişi birçok tartışmayı da beraberinde getiriyor. Sert ve filtresiz üslubu, Demokrat Parti’nin merkez kanadına yönelik eleştirileri ve geçmişteki tartışmalı açıklamaları onu Amerikan solunun en kutuplaştırıcı isimlerinden biri haline getirdi. Temmuz ayında College Democrats of America toplantısında Mao Zedong’u andıran bir kıyafetle yaptığı konuşma da bu tartışmaları yeniden alevlendirdi. Tam da bu nedenle Piker’in konumu gazeteci, aktivist ve influencer arasındaki sınırların giderek belirsizleştiği yeni medya düzeninin bir örneği olarak görülebilir. Piker geleneksel anlamda bir gazeteci değil; ancak Twitch başta olmak üzere diğer platformlarda siyasi gündemi aktarıyor, yorumluyor ve kitlesini desteklediği adaya yönlendiriyor.
Piker’in siyasi etkisinin en somut örneklerinden biri Michigan oldu. Abdul El-Sayed’in kampanyasında görünür biçimde destek verdiği Piker, geleneksel parti ve medya kanallarının dışında genç seçmenlere ulaşan yeni sol medya ağının önemli isimlerinden biriydi. Sadece yayınlarında konuşmakla kalmayıp sahada bağış toplama, üniversite buluşmalarıyla doğrudan kampanya araçlarını mobilize etti.

Bu çalışmalar da meyvesini verdi. 26-27 Temmuz’da yapılan bir ankette El-Sayed, özellikle 18–49 yaş aralığındaki muhtemel Demokrat seçmenler arasında ezici bir üstünlük kurarken (18-39 grubunda %61, 40-49 grubunda %73), Stevens'ın oylarının ağırlığı ise dijital medyaya erişimi görece kısıtlı 50 yaş üstü grupta belirginleşiyordu. Bu tablo, El-Sayed’in özellikle genç seçmenler üzerindeki gücünü ortaya koyarken, Piker’in de içinde bulunduğu dijital sol medya ağının seçmenleri nasıl etkilediğini ve önemli bir siyasi figür haline gelmeye başladığını gösteriyor.
Hasan Piker’in El-Sayed’in zaferinde başat bir rol oynadığını söylemek çok abartılı olsa da, Michigan seçimi Twitch yayıncılarının artık yalnızca siyaset hakkında konuşan internetteki herhangi bir figür olmadığını; seçim kampanyalarında da oyun kurucu bir rol üstlenebildiklerini gösteriyor. Piker’in asıl hikâyesi belki de burada. Piker hiçbir zaman Amerikan siyasetini tek başına değiştiren bir isim olmayabilir; fakat Piker, klasik medya akımlarının tersine, siyasetin genç seçmene ulaşma biçimindeki dönüşümü en görünür şekilde temsil eden figürlerden biri. Michigan ön seçimi, bu değişimin yalnızca internetteki belirli platformlarda kalmadığını, gerçek bir seçim kampanyasına dönüştüğünü gösteren en somut kilometre taşlarından biri haline geldi.



Yorumlar yükleniyor…